Botoks

Botoks

08/07/2022 • Özel Esmerlife Polikliniği

Botoks

Botoks; cilt tedavileri ve yaşlanma belirtilerinin azaltılmasına yönelik işlemler arasında sık kullanılan, ince uçlu iğneler yardımıyla cilt altına uygulanan, kas dokusuna veya deri içerisine enjekte edilen bir yöntemdir. Botoks uygulama alanları, uygulama şekli ve sonrasında görülebilen etkilerle ilgili merak edilen başlıklar aşağıda bilgilendirme amacıyla yer almaktadır.

Estetik amaçlarla farklı cilt problemlerinde ve tıbbi bazı durumlarda kullanılabilen botoks, “clostridium botulinum” adı verilen bir bakteriden elde edilen bir nörotoksindir. Botulinum toksini, sinir uçlarında iletimi sağlayan maddelerin salınımını azaltarak sinirlerden hedef organlara olan mesaj aktarımını geçici olarak bloke eder. Bunun sonucunda hedef bölgede işlevde azalma ya da işlevin geçici olarak ortadan kalkması görülebilir. Yani hedef kasın kasılması azaltılarak, kasılma sonucunda oluşan kırışıklık görünümü belirli bir süre için hafifletilmektedir.

Botoks

Botoksun bu özellikleri; kozmetik alanda mimik kaslarının kasılmaları sonucunda ortaya çıkan kırışıklıkları hafifletmek, bazı tıbbi durumlarda ise terleme yakınmalarında terlemeyi azaltmak ve migren vakalarında ağrı ataklarının sıklığını azaltmaya yönelik uygulamalarda kullanılmaktadır. Kas hareketleri ile doğrudan ilişkili olan bu uygulamalarda, işlem öncesinde kişinin durumuna uygunluğunun değerlendirilmesi önem taşır.

Botulinum toksini enjeksiyonu, kırışıklık oluşmasına neden olan kasların kasılma gücünü azaltarak daha yumuşak ve dinlenmiş bir yüz ifadesi hedeflenmesine yardımcı olabilir. Uygulama kararı ve planlaması, hekim değerlendirmesi sonrasında yapılmalıdır.

Botoks Uygulama Alanları

Yüzdeki kırışıklıkların giderilmesi ve ince çizgilerin görünümünün azaltılması, yaşlanma ile birlikte belirginleşen boyundaki dikey çizgilerin hafifletilmesi, ağız çevresi, çene ve burun gibi yüz bölgelerine enjeksiyon uygulanması ile kozmetik amaçlar doğrultusunda kullanılabilen botulinum toksini, aynı zamanda belirli kas hastalıklarının tedavi süreçlerinde de yer alabilmektedir. Estetik ve tıbbi alanlarda yaygın kullanım alanı bulunan botulinum toksini, cilt dokusu üzerindeki kırışıklık görünümünün hafifletilmesine ek olarak, aşırı terleme ve baş ağrısı tedavilerinde de tercih edilebilmektedir.

Yüz Botoksu

Burun Botoksu

Kaz Ayakları Botoksu

Çene Botoksu

Boyun Dekolte Botoksu

Baby Botoks

Koltuk Altı Botoksu – Aşırı Terleme Tedavisi

Botoks ile Migren Tedavisi

Yüz Botoksu

Mimik kaslarına botoks uygulaması yapılarak yüzde ortaya çıkan dinamik çizgilenmeler ve deri kıvrımları azaltılabilmektedir. Özellikle alın, kaş arası, göz kenarı ve dudak çevresinde belirginleşen bu kırışıklıklara yapılan işlem sonrasında, bu alanlardaki kasların aktivitesi zayıflatılarak cildin kas hareketlerine bağlı katlanması ve buna bağlı çizgilenmelerin görünümü hafifletilmektedir.

Burun Botoksu

Burun botoksu, burun bölgesindeki bazı estetik görünümlerin düzeltilmesine yönelik işlemler arasında yer almaktadır. Burun sırtında, ucunda, burun kemiğinin yanında ve çevresinde oluşan çizgilerin görünümünün hafifletilmesine destek olabildiği gibi, burun ucunun daha kalkık görünmesine yönelik uygulamalarda da kullanılabilmektedir. Burun ucu düşüklüğü şikayetinde cerrahi dışı bir seçenek olarak gündeme gelebilmekte, belirli olgularda tek seanslık enjeksiyonlar ile planlanabilmektedir. Uygulama kararı kişisel değerlendirme sonrasında verilir.

Kaz Ayakları Botoksu

Göz çevresindeki cilt dokusunun ince yapıda olması ve bu bölgede yer alan kasların sık kullanılması nedeniyle kırışıklıklar çoğu kişide erken dönemde ortaya çıkabilmektedir. Göz kenarlarındaki kırışıklıklar, yani kaz ayakları, botoks uygulaması ile hafifletilmeye çalışılırken bu bölgedeki aşırı kas aktiviteleri azaltılmakta ya da sınırlandırılmaktadır. Böylece göz çevresinde oluşan kaz ayaklarının görünümünün azaltılmasına ve ilerleme hızının yavaşlamasına katkı sağlanabilmektedir.

Çene Botoksu

Masseter botoks olarak da bilinen çene botoksu, yüzün alt kısmındaki kontur görünümünün yumuşatılmasına yönelik bir uygulamadır. Bu işlemle kare yüz görünümünün daha farklı bir yüz formuna dönüştürülmesi amaçlanabilmekte ve yüz alt bölümünde daha orantılı bir görünüm hedeflenebilmektedir. Uygulama sonrasında yüzün alt kısmında daralma ve daha oval bir görünüm ortaya çıkabilir, erkeksi çene hattı görünümü azalabilir. Ayrıca estetik amaçların yanı sıra çene kaslarının istemsiz kasılması ve istemsiz diş sıkma (diş gıcırdatma – bruksizm) gibi durumlara bağlı ağrı ve rahatsızlıkların hafifletilmesinde de yardımcı bir yöntem olarak kullanılabilmektedir.

Boyun Dekolte Botoksu

Boyun ve dekolte bölgesi, yaşlanma belirtilerinin en belirgin gözlendiği alanlardandır. Boyun bölgesindeki “perde kası” olarak adlandırılan kasın gevşemesi cilt dokusunda bozulmalara yol açabilmekte ve gıdı bölgesinde iki adet kas bandı şeklinde sarkmalar görülebilmektedir. Buna ek olarak boyun bölgesinde kat çizgileri ve kırışıklıklar belirginleşebilir. Boyun ve dekolte botoksu; boyun bölgesindeki bu cilt problemlerinin yanı sıra boynun devamı olan dekolte alanındaki kırışıklık ve buruşuk görünümün azaltılmasına yönelik uygulanmakta, daha canlı ve diri bir cilt dokusu görünümü hedefleyen bir yöntem olarak değerlendirilmektedir.

Baby Botoks

Baby botoks tekniğinde, klasik uygulamalara kıyasla daha düşük yoğunlukta ve daha az dozlarda enjeksiyon yapılmaktadır. Bu sayede yüz kaslarının doğal hareketleri büyük ölçüde korunurken, kırışıklık oluşumunun yumuşatılması amaçlanmaktadır. Yaşlanma belirtilerinin hafifletilmesi ve ilerlemesinin yavaşlatılması hedefiyle kullanılan bu yöntemin en sık uygulandığı bölgeler arasında göz çevresi ve alın bölgesi yer almaktadır.

Koltuk Altı Botoksu – Aşırı Terleme Tedavisi

Botoksun yalnızca ciltteki kırışıklık görünümünü azaltmaya yönelik olmadığı, aynı zamanda aşırı terleme sorununda da kullanılan bir yöntem olduğu bilinmektedir. Sosyal ve profesyonel yaşamda rahatsızlık veren aşırı terleme şikayeti, koltuk altı bölgesine uygulanan botoks enjeksiyonları ile azaltılmaya çalışılabilmektedir. Botoksun ter bezlerini uyaran sinir uçlarındaki iletimi geçici olarak bloke eden etkisi sayesinde, ter bezleriyle sinir uçları arasındaki ileti durdurularak ter bezlerinin aşırı çalışması azaltılabilmektedir.

Migren Tedavisi

Bir ay içerisinde ortalama 3’ten fazla migren atağı yaşayan, ağrı kesiciler veya migrene yönelik diğer tedavilerle yeterli düzeyde yanıt alınamayan olgularda, botoks ile migren tedavisi koruyucu tedavi seçenekleri arasında değerlendirilebilmektedir. Botoks, sinir sonlanma bölgelerinde bazı nörotransmitterlerin salınımını azaltarak migren ağrılarının ortaya çıkmasını engellemeye yardımcı olabilir. Bu amaçla migren tedavisinde alın, ense, boyun ve şakak bölgelerinde belirlenen noktalara botoks enjeksiyonu yapılmakta ve migrenli bireylerde ağrı ataklarının hafifletilmesi hedeflenmektedir.

Botoks Nasıl Uygulanır?

Pek çok estetik cerrahi operasyonun aksine botoks uygulamasında doku kesisi yapılmamaktadır. Sorunlu cilt bölgelerine ince uçlu iğnelerle enjeksiyon şeklinde uygulanır. Botulinum toksini, yani botoks, mimik kaslarının içerisine ya da deri içerisine planlanan noktalara enjekte edilmektedir.

Kullanılan maddenin miktarı, uygulama sıklığı, sinir ve kas yapısının iyileşme hızı gibi parametreler bireysel özelliklere ve tedavi edilecek alanlara göre farklılık gösterebilmektedir.

İşlem sırasında, uygulama bölgesine lokal etkili anestezik kremler sürülerek ağrı veya acı hissinin azaltılması ve sürecin daha konforlu geçmesi amaçlanır. Sonrasında ince uçlu iğnelerle hedeflenen kasların içerisine ya da deri altına küçük dozlarda enjeksiyon yapılmaya başlanır. Uygulamanın süresi, bölgeye ve planlanan işleme göre değişmekle birlikte çoğunlukla 15 ila 45 dakika arasında değişmektedir. Tedavinin ilk etkileri çoğu kişide 24 saat içerisinde yavaş yavaş hissedilmeye başlayabilir.

Botoks Kimlere Uygulanır?

Genellikle 30’lu yaşlarda belirginleşmeye başlayan ancak bazı kişilerde 20’li yaşlarda da görülebilen cilt kırışıklıkları, terleme sorunları, migren ağrıları ve çeşitli cilt sarkmalarında, 18 yaşından itibaren uygun adaylarda botoks uygulamasına başvurulabilmektedir.

Gebelik ve emzirme dönemlerinde botoksun olası etkileri ve komplikasyon riskleri ile ilgili bilgiler netleşmediği için bu dönemlerde botoks yapılmaması önerilmektedir. Bunun dışında sinir-kas sistemi hastalığı bulunan kişilerde ve uygulama alanında aktif enfeksiyon olan durumlarda botoks enjeksiyonu yapılmamaktadır.

Botoks Tedavisi Sonrası Nelere Dikkat Edilmelidir?

Tedavi sonucunda istenen etkinliğin desteklenebilmesi amacıyla, özellikle yüz kırışıklık bölgelerine botoks uygulaması sonrasında en az 4 saat boyunca başın öne doğru uzun süreli eğilmemesi tavsiye edilmektedir. Ayrıca uygulama alanlarının şiddetli şekilde ovalanmaması, kazınmaması ya da yoğun masaj uygulanmaması gerekmektedir. Bununla birlikte, uygulama bölgesindeki kasların kontrollü biçimde çalıştırılması, tedaviye verilecek yanıtın desteklenmesine katkı sağlayabilmektedir.

Botoks Uygulaması Sonrası Görülen Etkiler

Botoksun hedeflenen bölgelere enjeksiyonu sonrasında etkileri genellikle 3 ila 5 gün içerisinde aşamalı şekilde artmaya başlar. Bu artış çoğunlukla yaklaşık iki hafta kadar devam eder. Özellikle kırışıklık şikayetlerinde, uygulanan bölgelerde en belirgin iyileşme sonuçlarına genellikle en az iki hafta içinde ulaşılabilmektedir. Bu süreçte tedavi edilen alanlarda geçici asimetri veya düzensizlikler görülebilir. Bu asimetriler, toksinin etkinliğinin oturmasıyla birlikte azalma eğilimindedir.

Tedavinin etki süresi kişiden kişiye değişmekle birlikte yaklaşık 3 ila 9 ay arasında değişebilir ve ortalama 6 ay civarındadır. Yaklaşık 2 yıl boyunca düzenli aralıklarla botoks uygulaması yapıldığında mimik kaslarında belirgin zayıflama oluşabilir ve işlemin düzenli aralıklarla sürdürülmesi sonucunda dinamik çizgilenmelerde ve kırışıklıklarda daha kalıcı iyileşmeler gözlenebilmektedir.

Avuç içleri, ayak tabanları ve koltuk altı gibi vücudun yoğun terleyen bölgelerine aşırı terleme tedavisi amacıyla uygulanan botoksta, ter bezlerine yapılan enjeksiyon sonrasında ter bezleri ile sinir uçları arasındaki ileti geçici olarak durdurulur ve ter bezlerinin çalışması azaltılır ya da baskılanır.

Botoks Yan Etkileri

Botoks uygulamalarının yaygın olarak bilinen kalıcı yan etkileri bulunmamaktadır. Ancak enjeksiyon sonrasında görülebilen geçici bazı etkiler vardır. Özellikle uygulama bölgelerinde kısa süreli şişlikler ortaya çıkabilir. Bu durum genellikle birkaç gün içerisinde kendiliğinden gerilemektedir.

İşlem sonrasında görülen diğer bir geçici etki ise hafif asimetri oluşumudur. Bu asimetriler, hem şişliğe bağlı geçici değişiklikler sonucu ortaya çıkabilir hem de toksinin etkisinin henüz tam yerleşmemesi sırasında görülebilir; zamanla ve etkinin dengelenmesiyle birlikte azalma eğilimindedir. Daha belirgin asimetri durumları ise hekimin değerlendirmesiyle gerek görüldüğünde tekrar enjeksiyonlar planlanarak düzeltilebilmektedir.

İşlem sonrasında birkaç gün boyunca uygulama alanlarında uyuşukluk veya farklı his algısı da hissedilebilmektedir. Bu durum, tedavi yapılan bölgelerdeki duyusal algı değişiklikleri ile ilişkili geçici bir bulgu olarak değerlendirilebilir.

Sinir uçlarında iletimi sağlayan maddelerin salınımını azaltan ve sinirler ile uyardıkları kaslar veya ter bezleri arasındaki elektriksel iletiyi geçici olarak durduran bu tedavi yöntemi hakkında detaylı değerlendirme ve kişisel uygunluğun belirlenmesi için hekim muayenesi önemlidir. Cerrahi veya girişimsel nitelik taşıyabilen her işlemde olduğu gibi, botoks uygulamalarında da sonuçların kişiden kişiye değişebileceği göz önünde bulundurulmalı ve işlem öncesinde hekimle ayrıntılı değerlendirme yapılmalıdır.

Sık Sorulan Sorular

Botoks uygulaması acılı mıdır, işlem ne kadar sürer?

Botoks, ince uçlu iğnelerle kas içine veya deri içine yapılan enjeksiyonlar şeklinde uygulanır; doku kesisi gerektirmez. Ağrı algısı kişiden kişiye değişebilmekle birlikte, işlem sırasında rahatsızlığı azaltmak amacıyla uygulama bölgesine lokal etkili anestezik kremler kullanılabilir. Uygulama süresi; bölge sayısı ve planlanan enjeksiyon noktalarına göre değişmekle birlikte çoğunlukla 15–45 dakika aralığındadır. İşlem sonrası kısa süreli kızarıklık veya hafif şişlik görülebilir ve genellikle geçicidir.


Botoksun etkisi ne zaman başlar ve ne kadar sürer?

Botoksun etkileri genellikle uygulamadan sonra 3–5 gün içinde kademeli olarak belirginleşmeye başlar ve çoğu kişide yaklaşık iki haftaya kadar artış gösterebilir. Kırışıklık görünümünde en belirgin değişikliklerin sıklıkla 2 hafta civarında değerlendirildiği kabul edilir. Etki süresi; uygulanan bölge, doz, kas yapısı ve bireysel yanıt gibi faktörlere bağlı olarak değişebilir. Genel olarak 3–9 ay aralığında sürebilir ve ortalama yaklaşık 6 ay civarında olduğu bildirilmektedir.


Botoks sonrası nelere dikkat edilmelidir?

Özellikle yüz bölgesine yapılan botoks uygulamalarından sonra, istenen etkinin desteklenmesi amacıyla ilk 4 saat boyunca başın uzun süre öne eğilmemesi önerilir. Uygulama alanlarının şiddetli şekilde ovalanmaması, kazınmaması veya yoğun masaj uygulanmaması da önemlidir. Bunun yanında, uygulama yapılan kasların kontrollü biçimde çalıştırılmasının bazı kişilerde yanıtı destekleyebileceği belirtilir. Kişisel riskler ve günlük aktivitelere dönüş zamanı; uygulama kapsamına ve bireysel duruma göre değişebileceğinden hekim önerileri esas alınmalıdır.


Botoksun yan etkileri ve riskleri nelerdir, kimler için uygun olmayabilir?

Botoks sonrası en sık bildirilen etkiler genellikle geçicidir; enjeksiyon bölgelerinde kısa süreli şişlik, birkaç gün sürebilen uyuşukluk veya farklı his algısı görülebilir. Etki tam yerleşmeden önce geçici asimetri veya düzensizlikler oluşabilir; çoğu olguda zamanla azalma eğilimindedir ve gerektiğinde hekim değerlendirmesiyle ek planlama yapılabilir. Gebelik ve emzirme dönemlerinde yeterli güvenlilik verisi olmadığı için uygulanması önerilmez. Ayrıca sinir-kas sistemi hastalığı olanlarda ve uygulama alanında aktif enfeksiyon varlığında botoks yapılmamalıdır.

← Önceki