Cilt Tedavileri

Gençlik Aşısı

08/07/2022 • Özel Esmerlife Polikliniği

Gençlik Aşısı Nasıl Yapılır

Gençlik Aşısı

Gençlik Aşısı; cilt tedavileri ve antiaging uygulamalar arasında yer alan, yüksek oranlarda hyalüronik asit, kollajen üretimini tetikleyen peptitler, antioksidanlar ve aminoasitler içeren bir mezoterapi türüdür. Tedavi öncesinde merak edilen “Gençlik Aşısı Uygulama Amacı”, “Gençlik Aşısı Nasıl Uygulanır?” ve “Vücudun Hangi Bölgelerine Uygulanabilir?” gibi konu başlıklarına yazının devamında yer verilmektedir.

Gençlik Aşısı; yüksek oranlarda hyalüronik asit, kollajen üretimini destekleyen peptitler, antioksidanlar ve aminoasitler içeren, bu bileşenleri bir arada sunan etkili bir mezoterapi uygulamasıdır.

Cilt ve cilt altı dokusuna ihtiyaç duyduğu nemi kazandırmaya, sarkma eğilimindeki bölgelerde sıkılaşma hissi oluşturmaya, kırışıklık görünümünü azaltmaya, yaşlanma belirtilerini hafifletmeye, cildin daha aydınlık, taze ve yenilenmiş bir görünüme kavuşmasına destek olmayı amaçlayan bu işlem, medikal bir tedavi yöntemi olarak uygulanmaktadır.

Gençlik Aşısı

Zamanın etkisi ile cilt dokusunda oluşan deformasyonlar, kırışıklıklar ve sarkmaların azaltılmasına yönelik uygulanan bu medikal estetik tedavisi belirli merkezlerde uygulanabilmektedir.

Ciltte oluşturduğu yenilenme hissi ve dokulardaki geri dönüşüm sürecini destekleyici etkileri nedeniyle Gençlik Aşısı olarak adlandırılan bu tedavi, yaşlanma sürecinin geciktirilmesine yardımcı olmayı hedefleyen bir uygulamadır. Bu kapsamda tedavi hakkında detaylı değerlendirme, hekim muayenesi sonrasında yapılmaktadır. Ayrıca gençlik aşısına ilişkin ücretlendirme bilgileri ve süreç ayrıntıları, kliniklerde yapılacak bilgilendirme sırasında paylaşılmaktadır.

Gençlik Aşısı Uygulama Amacı

İç organlardan kan damarlarına, cilt dokusundan eklemlere kadar vücudun pek çok bölümünde bulunan hyalüronik asit, bebeklik döneminde ciltte bol miktarda yer almaktadır. Bu miktar, 30’lu yaşlardan sonra giderek azalma eğilimine girmektedir. Vücuttaki hyalüronik asit miktarının azalması sonucunda cilt dokusunda esneme, kuruluk, cilt parlaklığında azalma ve matlaşma gibi durumlar ortaya çıkabilmektedir.

Antiaging etkisine sahip olan hyalüronik asitin saf formda üretilebilmesi ve kullanım alanlarının artması ile birlikte tıp alanında hücre yenilenmesi, yani doku rejenerasyonu süreçlerinde uzun süreler boyunca kullanıldığı bilinmektedir. Özellikle ortopedi alanında diz, omuz ve kıkırdak dokusunun desteklenmesine yönelik enjeksiyonlarda sıkça tercih edildiği görülmektedir. Bunun yanı sıra cilt gençleştirme uygulamalarında da yaygın şekilde kullanılmaya başlanmıştır.

Ciltteki nemin, esnekliğin ve hücre yenilenmesinin desteklenmesinde aktif rol oynayan hyalüronik asit; kollajenleri harekete geçirerek yaşlanma ile birlikte ortaya çıkan sorunların hafifletilmesine katkı sağlar. Ayrıca dışarıdan verilen hyalüronik asit, zamanla azalan miktarın dengelenmesine yardımcı olmakta ve böylece cildin doğal ortamının yeniden oluşturulmasına, genetik ve çevresel faktörlerle şekillenen etkilerin belirli ölçüde azaltılmasına katkıda bulunmaktadır.

Gençlik Aşısı tedavisi ile dışarıdan verilen saf hyalüronik asit, kendi yapısı içerisinde çapraz bağlar oluşturarak cilt altında daha uzun süre kalıcılığını sürdürebilmektedir. Böylece cildin savunma sistemi desteklenmekte ve yaşlanma sürecinin yavaşlatılmasına yardımcı olunmaktadır. Bu nedenle saf hyalüronik asitten yararlanılan bu tedavinin, cildi gençleştirmeye yönelik etkiler sunduğu ifade edilebilir.

Gençlik Aşısı Nasıl Uygulanır?

Gençlik Aşısı; 20 ila 25 yaşından itibaren, cildin kendi molekül yapısı ile uyumlu olması ve genellikle reaksiyon oluşturmama özelliği nedeniyle, farklı cilt tiplerine uygulanabilen bir tedavi yöntemi olarak değerlendirilmektedir. Genç cilt dokularında yaşlanma belirtilerini geciktirici ve koruyucu etki beklentisi ile kullanılan bu tedavi, orta yaş ve üzeri grupta daha çok destekleyici ve onarıcı amaçla uygulanmaktadır.

Sonuçları nispeten hızlı gözlemlenebilen Gençlik Aşısı, cilt durumuna bağlı olarak tek seans ya da birkaç seans şeklinde planlanabilmektedir. Seanslar halinde uygulanan bu tedavi, enjeksiyon yöntemi ile gerçekleştirilir. Uygulanacak bölgeye çok ince iğneler kullanılarak yapılan işlem, genellikle kısa sürelerde tamamlanmaktadır. Bu tedavi, uygulanan bölgedeki cildin yukarı doğru yapılanmasına, hacim kazanmasına ve daha parlak bir görünüm elde edilmesine destek olmayı amaçlamaktadır.

Uygulama esnasında genel olarak ciddi bir yan etkiden söz edilmemektedir. Ancak enjeksiyonun etkisine bağlı olarak uygulama alanlarında küçük kızarıklıklar oluşabilmektedir. Bu kızarıklıklar uygulamanın ardından kısa süre içerisinde gerilemektedir. Bu nedenle kişinin sosyal ve profesyonel yaşamını genellikle belirgin ölçüde aksatmadan sürdürebildiği bir tedavi yöntemi olarak kabul edilmektedir.

Vücudun Hangi Bölgelerine Uygulanabilir?

Kırışıklık ve sarkmaların belirgin olarak ortaya çıkabildiği yüz, boyun, el sırtı ve dekolte gibi alanlar, bu tedavinin sık uygulandığı başlıca bölgelerdir. Bu bölgelerde gevşeyen cilt dokusu nemlendirilerek korunmakta, bu sayede daha canlı ve pürüzsüz bir cilt görünümü hedeflenmektedir.

Bunlara ek olarak; alkol, sigara, güneş, solaryum ve akne problemleri gibi etkenlerle hasar görmüş cilt dokularında, diğer tedavilere eklenen tamamlayıcı bir işlem olarak da uygulanabilir niteliktedir.

Gençlik Aşısı İçeriğinde Neler Bulunur?

Cilt dokusunun temel yapı taşlarından olan kollajen liflerini arttırmaya ve tetiklemeye yönelik uygulanan gençlik aşısının formülasyonunda birden fazla etken madde yer almaktadır. Başta saf hyalüronik asit olmak üzere; amino asitler, mineraller, mannitol, hexapeptide, pentapeptide, B1 ve B6 vitaminleri, DMAE, organic silica ve pro collagen peptide, Gençlik Aşısı içeriğini oluşturan bileşenler arasında sayılmaktadır.

Gençlik Aşısı İçeriğindeki Etken Maddelerin Özellikleri

Cilt ve cilt altı dokusunda su tutarak hasarlı dokuların onarılmasına ve elastikiyetin artmasına katkı sağlayan hyalüronik asit, ciltteki nemin artmasına yardımcı olmaktadır. Amino asitler ise ciltte hücre yenilenmesi sürecini desteklemektedir.

Cilt gençleştirme kokteyli olarak değerlendirilen aşının içeriğindeki mannitol, hyalüronik asidin cilt altındaki ömrünü uzatarak nemlendirme etkisinin artmasına katkıda bulunmaktadır. Cildin ihtiyacı olan hexapeptide bir büyüme faktörü olup, yüzdeki mimik çizgilerinde ortaya çıkan kırışıklıkların hafifletilmesinde rol oynamaktadır.

Pentapeptide, kaslar üzerinde etkili olan bir peptid türüdür. Bu peptid, kaslardaki kasılmaları rahatlatarak oluşan kırışıklıkların açılmasına yardımcı olmaktadır.

B1 ve B6 vitaminleri antioksidan etkiye sahiptir. Bu nedenle yaşlanma sürecinin yavaşlatılmasına katkıda bulunurlar. Pentapeptide dışında, kaslar üzerinde etkili olan bir diğer madde DMAE’dir. DMAE; cilt altındaki kas dokusunu destekleyen, sıkılaşma etkisiyle cilt sarkmalarının azaltılmasına yardımcı olan, antioksidan özellik taşıyan bir bileşendir.

Gençlik Aşısı formülasyonu içerisinde bulunan organic silica, kollajen ve elastik fibrillerin uyarılmasını sağlamaktadır. Böylece cilt tonunda düzelmelerin desteklenmesine katkıda bulunmaktadır. Pro collagen peptide ise kollajen büyüme faktörü olarak rol üstlenmektedir. Kırışıklıkların açılması, cildin daha doğal yollarla dolgunlaşması ve sıkılaşması süreçlerinde destekleyici nitelik taşımaktadır.

Gençlik Aşısı Etkileri

Cilt ve cilt altı dokusundaki hyalüronik asit miktarının arttırılması ve zamanla daha yüksek düzeyde tutulması, Gençlik Aşısı uygulamasının temel amaçlarından biridir. Uygulama sonrasında ciltte canlanma hissi, yeniden yapılandırma sürecinin desteklenmesi, doğal yolla nemlendirilme, kollajen ve elastik aktivitenin artması, serbest radikallerin etkilerinin azaltılması hedeflenmektedir.

Uygulamanın hemen sonrasında, cilt doku tonusunun daha kaliteli bir hale geldiği gözlemlenebilmektedir. Tedavinin tam etkileri, cilt dokusunun mevcut durumuna ve bireysel faktörlere bağlı olarak değişiklik göstermektedir. Uygulama sonrasında bol su tüketmek, beslenme düzenine ve günlük yaşam alışkanlıklarına dikkat etmek, tedavinin etkinliğini desteklemektedir. Yani sağlıklı bir yaşam tarzı ve dengeli beslenme alışkanlığı, tedavinin daha uzun süreli ve belirgin şekilde hissedilmesine katkı sağladığı şeklinde değerlendirilebilir.

Soğuk zincir sistemi ile taşınması gereken ve mutlaka bu konuda deneyimli bir uzman tarafından uygulanması önerilen Gençlik Aşısı; uygulaması görece kolay, genellikle acı hissinin düşük olduğu, konforlu ve hızlı geri bildirim alınabilen bir tedavi yöntemi olarak kabul edilmektedir.

Bugüne kadar pek çok alanda kullanılan hyalüronik asidin cilt üzerindeki etkilerinden yararlanılan bu cilt gençleştirme tedavisi için, hekim değerlendirmesi ve ön kontrol sonrası kişiye uygunluk durumu belirlenmektedir. Tedavi süreci ve ücretlendirme hakkında ayrıntılı bilgilendirme ise ilgili kliniklerde yapılan yüz yüze görüşmeler sırasında yapılmaktadır.

Her cerrahi veya girişimsel işlemde olduğu gibi, Gençlik Aşısı uygulamasında da sonuçların kişiden kişiye değişebileceği unutulmamalıdır. İşlem öncesinde, hekiminizden detaylı görüş ve değerlendirme alınması önemlidir.

Sık Sorulan Sorular

Gençlik aşısı (hyalüronik asit bazlı mezoterapi) acılı bir işlem midir?

Gençlik aşısı, çok ince iğnelerle cilt ve cilt altına yapılan enjeksiyonlar şeklinde uygulandığı için işlem sırasında hafif batma, yanma veya baskı hissi oluşabilir. Ağrı algısı; kişinin hassasiyetine, uygulama bölgesine ve kullanılan tekniğe göre değişkenlik gösterebilir. Uygulama sonrası kısa süreli kızarıklık, hafif şişlik veya iğne giriş noktalarında hassasiyet görülebilir. Bu etkiler çoğu kişide kısa sürede geriler; ancak belirgin ağrı veya olağan dışı yakınmalar gelişirse tıbbi değerlendirme gerekir.


Gençlik aşısı sonrası iyileşme süreci nasıldır, günlük yaşama ne zaman dönülür?

İşlem sonrası en sık beklenen durumlar, enjeksiyona bağlı hafif kızarıklık ve bölgesel hassasiyettir; genellikle kısa süre içinde azalır. Bu nedenle çoğu kişi sosyal ve profesyonel yaşamına belirgin bir kesinti olmadan devam edebilir. Bununla birlikte ciltte geçici pütürlenme hissi, hafif ödem veya morarma gibi bulgular kişiden kişiye değişebilir. Uygulama sonrası cildi tahriş edebilecek işlemlerden kaçınmak ve genel bakım önerilerine uymak önemlidir. Şiddetli kızarıklık, artan ağrı, akıntı veya ateş gibi bulgular enfeksiyon açısından değerlendirilmelidir.


Gençlik aşısının etkisi ne zaman görülür ve ne kadar sürer?

Uygulama sonrasında bazı kişilerde cilt tonusunda ve nemlilik hissinde erken dönemde değişiklikler fark edilebilir. Daha belirgin sonuçlar ise cildin mevcut durumu, yaş, yaşam tarzı, çevresel maruziyetler (güneş, sigara gibi) ve uygulamanın seans planına göre değişebilir. Gençlik aşısında amaç; cildin nem dengesini desteklemek ve kollajen/elastik aktiviteyi uyarma sürecine katkı sağlamaktır; bu nedenle etki süresi kişiye göre farklılık gösterebilir. Sağlıklı yaşam alışkanlıkları ve yeterli su tüketimi, etkinliğin daha uzun süre hissedilmesine yardımcı olabilir.


Gençlik aşısının yan etkileri veya riskleri nelerdir, kimler için uygun olmayabilir?

Gençlik aşısı enjeksiyon temelli bir uygulama olduğundan, en sık görülen etkiler uygulama alanında geçici kızarıklık, hassasiyet, hafif şişlik ve nadiren morarmadır. Her girişimsel işlemde olduğu gibi enfeksiyon, alerjik reaksiyon veya istenmeyen doku tepkileri gibi riskler tamamen dışlanamaz; bu nedenle uygulamanın uygun koşullarda ve yetkin sağlık profesyonellerince yapılması önemlidir. Uygunluk değerlendirmesi; kişinin genel sağlık durumu, cilt yapısı, kullanılan ilaçlar ve geçmiş işlemler dikkate alınarak hekim muayenesiyle belirlenmelidir. Hamilelik/emzirme, aktif enfeksiyon veya belirli hastalıklarda karar bireysel değerlendirme gerektirir.

← Önceki
Sonraki →