Ameliyatsız Cilt Germe

Fransız Askısı

09/07/2022 • Özel Esmerlife Polikliniği

Fransız Askısı

Fransız Askısı

Fransız Askısı; ameliyatsız cilt germe uygulamaları arasında yer alan, elastikiyet kaybı ve gevşeme görülen bölgeleri hedef alarak medikal ipler yardımıyla cildi yukarı yönlü destekleyen bir prosedürdür. Cilt ve yüz analizi sonrasında kişiye özel planlama yapılmadan önce, “Fransız Askısı nasıl uygulanır?” ve “Kimler dinamik yüz askılama için uygun olabilir?” gibi konu başlıklarına yazı içerisinden ulaşılabilir.

Genetik ve çevresel faktörlerin etkisiyle gelişen yüz yaşlanması yalnızca cilt dokusunu değil, bu doku katmanları ile birlikte yağ dokusu, bağ dokuları ve kemik yapısını da etkiler. Bağ ve yağ doku kaybına bağlı hacim azalması, kollajen desteğinin düşmesiyle ortaya çıkan cilt incelmesi, kuruluk ve elastikiyet kaybı gibi değişiklikler; yüz ifadesinde estetik algının ve dinamizmin azalmasına yol açabilir.

Yüz formundaki dengeyi bozarak kişilerin daha yaşlı, yorgun ve mat bir ifadeye sahip görünmesine neden olan yüz yaşlanmasında çeşitli cerrahi yöntemler ve ameliyatsız yüz germe uygulamaları kullanılmaktadır. Bu nedenle günümüzde, cerrahi işlemlerin kesi, dikiş, ağrı ve iyileşme süreci gibi aşamalarına gerek duyulmayan ameliyatsız medikal estetik yöntemler de sıkça tercih edilen seçenekler arasında yer almaktadır.

Fransız Askısı

Yüz yaşlanmasıyla ilişkili durumlarda sık kullanılan ve ameliyatsız bir yüz germe yöntemi olan Fransız Askısı, son yıllarda öne çıkan yüz gençleştirme uygulamaları arasındadır. Yüzdeki elastikiyet kaybı ve gevşeme alanlarını hedef alarak cildi askılayan bu dinamik yüz askılama tekniği, estetik görünümü desteklemeyi amaçlayan bir prosedürdür.

Cerrahi ameliyatlar yerine ameliyatsız estetik işlemlerle yüz bölgesindeki cilt deformasyonlarını hafifletmek ve daha dinç bir görünüm elde etmek isteyen kişilerde dinamik yüz askılama yöntemi bir seçenek olarak değerlendirilebilir. Bu uygulamada, cilt analizi ve muayene sonrasında kişiye uygun tedavi planının belirlenmesi önemlidir.

Yüz sarkması, cilt kırışıklıkları, derin çizgiler, kaz ayağı görünümü, dudak üstü kırışıklıkları gibi durumlarda başvurulabilen yüz askılama işlemi hakkında ayrıntılı değerlendirme, hekim muayenesi sonrasında yapılmalıdır. Uygulamanın kapsamı, kişisel beklentiler ve cilt yapısı göz önünde bulundurularak planlanır.

Fransız Askısı Nedir?

Medikal estetik uygulamalar içerisinde yer alan Fransız Askısı, cilt destekleme ve germe amacıyla yapılan bir işlemdir. Yüz askılama olarak da adlandırılan bu dinamik yüz askılama tekniği, Fransa’da geliştirilmiştir. Dışı silikon kaplı, iç yapısı polyester olan esnek ipler kullanılarak yanak, elmacık kemiği, çene altı, boyun, göğüs, kalça, kollar ve bacak gibi bölgelerdeki deformasyonların toparlanması ve gerdirilmesi prensibine dayanır.

Yüz formundaki şekil bozukluklarından rahatsızlık duyan, kırışıklık ve sarkma şikâyeti bulunan ve kısmi felç gibi nedenlerle yüz orantısında asimetri gelişen kişilerde, hekim değerlendirmesi sonucunda bu yöntem tedavi edici amaçlarla da gündeme gelebilir.

Fransız Askısı – Dinamik Yüz Askılama Nasıl Yapılır?

Ameliyatsız bir cilt uygulaması olan ve mimik kasları üzerinde doğrudan etkisi bulunmayan Fransız Askısı, genellikle lokal anestezi altında gerçekleştirilir. Cilt analizi sırasında yapılan değerlendirmeler ve detaylı incelemeler sonucunda askılama yapılacak ve çalışılacak bölgeler belirlenir.

İşlem yapılacak alanlarda yeterli uyuşma sağlandıktan sonra ipler cilt altına yerleştirilir. İplerin tutunma noktaları, yüz hattında görünür bölgelerden seçilmez. Ortalama 40 ila 60 dakika gibi nispeten kısa bir sürede tamamlanabilen bu dinamik yüz askılama uygulamasında ipler, saçlı deri hattı ya da kulak çevresi üzerinden tutunma sağlayabildiği için kesi ve dikiş gerektirmeden işlem sonlandırılabilmektedir.

Kimler Dinamik Yüz Askılama Yaptırabilir?

Yüz ve cilt yaşlanmasına bağlı cilt kırışıklıkları, elastikiyet kaybı, hacim azalması ve cilt incelmesi gibi yakınmaları bulunan; cerrahi prosedürlerin getirdiği genel anestezi, kesi, dikiş ve uzun iyileşme süreçlerini tercih etmeyen kişiler için Fransız Askısı, cilt germe amacıyla değerlendirilebilen bir yöntemdir. Yaşlanma sürecini yavaşlatmak ve yüz formunu desteklemek isteyen kadın ve erkeklerde uygulanabilir.

Yüz formundan memnun olmayan, cildinde sarkma ve kırışıklık bulunan kişilerde bu uygulama bir seçenek olabilir. Ayrıca, kısmi felç geçirmiş ve bu nedenle yüzünde orantısızlık oluşmuş kişilerde de, tedavi amacıyla hekimin uygun görmesi halinde dinamik yüz askılama yöntemi kullanılabilmektedir.

Fransız Askısında Kullanılan İplerin Özellikleri

Fransız Askısı işleminde kullanılan askılama ipleri, biyolojik olarak insan vücuduyla uyumlu malzemelerden üretilir. İç kısmı polyester, dış yüzeyi silikon olan esnek iplerin yapısı, insan dokularına uyum sağlayabilecek şekilde tasarlanmıştır. Bu tür ipler, geçmiş yıllardan itibaren implant ameliyatları da dahil olmak üzere çeşitli cerrahi işlemlerde yaygın olarak kullanılmakta ve klinik uygulamalarda istenen etkiyi destekleyen araçlar olarak değerlendirilmektedir.

Fransız Askısı Etkileri Nelerdir?

Askılama işlemi sonrasında genellikle uzun bir iyileşme sürecine ihtiyaç duyulmaz. Uygulamanın hemen ardından sosyal ve günlük yaşama dönülmesi mümkün olabilir ve ilk etkiler işlem sonrasında gözlenmeye başlanabilir. Askılama yapılan bölgelerde ciltte toparlanma hissi oluşabilir. Genel görünüm, ortalama bir iki hafta içinde daha belirgin hale gelir; cilt ile iplerin uyum sağlamasının ardından gerginlik etkisi artabilir ve yüz hatlarında daha dinç bir ifade ortaya çıkabilir.

Kırışıklıkların hafiflemesi, cildin yukarı yönde toparlanması, kaz ayağı bölgesindeki çizgilerin azalması gibi yüz gençleştirme ve gerdirme etkilerine ek olarak, bazı kişilerde kaşlardaki şekil değişiklikleriyle ilişkili göz kapağı mesafesinde de farklılıklar gözlenebilir. Bu durum, gençleştirici etkiyle birlikte yüz simetrisinin desteklenmesine katkı sağlayabilir.

Fransız Askısı Etkinliği ve Kalıcılık Süresi

Fransız askılama uygulamasının etkileri uzun süre devam edebilen niteliktedir. İşlem sırasında kullanılan iplerin yıllarca cilt altında kalabilmesi, genel görünümün korunmasına yardımcı olurken yaşlanma sürecinin de belirli ölçüde yavaşlamasına katkı sağlayabilir. 5 ila 10 yıl arasında kalıcılık gösterebilen bu iplerle, yaşlanma karşıtı bir etki hedeflenmektedir.

Bununla birlikte, mimik hareketlerinin sıklığı, yaş, yaşam tarzı, beslenme alışkanlıkları gibi faktörlere bağlı olarak cilt altındaki iplerde zamanla bazı değişiklikler ve deformasyonlar görülebilir. Bu nedenle işlem sonrasında hekimin önerdiği hususlara uyulması, uygulamanın etkinliği ve kalıcılık süresi açısından önem taşır.

Fransız Askısı Riskli Midir? Yan Etkileri Nelerdir?

Lokal anestezi eşliğinde uygulanan Fransız Askısı’nda kullanılan ipler, cilt ve cilt altı dokularla uyumlu yapıdadır. Bu iplerin dokulara tutunma özellikleri ve esnek yapıları nedeniyle günlük mimik kullanımı sırasında belirgin bir donukluk beklenmez. Uygun teknikle yapıldığında işlem, tıbbi protokoller çerçevesinde değerlendirilen bir yöntemdir.

İşlemden sonra günlük hayata kısa sürede dönülebilse de, bazı geçici yan etkiler görülebilir. Cilt altında bölgesel sertlikler, ödem, morarma gibi şikâyetler oluşabilir. Bu geçici etkilerin çoğu kısa süre içinde hafifleyerek kendiliğinden gerileyebilir. Ayrıca ciltte noktasal kanamalar da görülebilir; bu kanamalar genellikle birkaç gün içinde ek bir müdahaleye gerek kalmadan durmaktadır.

Fransız Askısı Sonrasında Dikkat Edilmesi Gerekenler

Fransız Askısı bir cerrahi işlem olmasa da, uygulamanın etkinliğini desteklemek ve cilt hassasiyetini artırmamak için işlem sonrasında birkaç gün dinlenilmesi önerilebilir. Devam eden süreçte dikkat edilmesi gereken en önemli unsurlardan biri çene hareketleridir. Aşırı çene hareketleri, yüz kaslarının yoğun çalışmasına ve bu durum da iplerin tutunma alanlarında istenmeyen etkilere yol açabileceği için çene hareketlerinin bir süre kısıtlanması tavsiye edilir.

Ayrıca iplerin tutunmasını zorlaştırabilecek sert masaj hareketlerinden kaçınılmalı ve bir süre yüzüstü yatmamaya özen gösterilmelidir. Böylece cilt altındaki iplerin yerleşiminin ve tutunma sürecinin daha dengeli ilerlemesi hedeflenir.

Doğal görünümü destekleyen, mimik hareketleriyle uyumlu ve dışarıdan bakıldığında belirgin olmayan bu ameliyatsız cilt germe uygulaması öncesinde, cilt analizi yapılarak çalışma alanlarının belirlenmesi önem taşır. Cerrahi prosedürlerin gerektirdiği anestezi, kesi, dikiş ve uzun iyileşme süreçleri olmadan ciltte gerginlik ve genel görünümde daha dinç bir form hedefleyen askılama yöntemi, hekim muayenesi ve kişisel değerlendirme sonrasında planlanmalıdır.

Her cerrahi veya girişimsel işlemde olduğu gibi, bu tür uygulamalarda da sonuçların kişiden kişiye değişiklik gösterebileceği unutulmamalıdır. İşlem öncesinde beklentilerin gerçekçi şekilde değerlendirilmesi ve hekiminizden detaylı görüş alınması önerilir.

Sık Sorulan Sorular

Fransız Askısı (dinamik yüz askılama) işlemi acılı mıdır?

Fransız Askısı genellikle lokal anestezi altında uygulanan, cerrahi kesi ve dikiş gerektirmeyen bir askılama işlemidir. Bu nedenle işlem sırasında ağrı hissi çoğu kişide belirgin olmaz; ancak iğne girişleri, cilt altına ip yerleştirilmesi ve işlem sonrası ilk saatlerde gerginlik, hassasiyet veya sızlama görülebilir. Ağrı algısı; kişinin eşiğine, uygulama alanına ve işlemin kapsamına göre değişebilir. Uygulama öncesi muayenede anestezi ve konfor planlaması yapılması önemlidir.


Fransız Askısı sonrası iyileşme süreci nasıldır, ne zaman günlük yaşama dönülür?

İşlem sonrası genellikle uzun bir iyileşme dönemine ihtiyaç duyulmaz ve birçok kişi aynı gün sosyal yaşama dönebilir. Bununla birlikte ilk günlerde ödem, morarma, cilt altında bölgesel sertlik veya hassasiyet görülebilir; bu etkiler çoğunlukla geçicidir ve kısa sürede gerileme eğilimindedir. Sonuçlar işlemden hemen sonra fark edilebilse de, görünümün daha belirgin hale gelmesi genellikle 1–2 haftayı bulabilir. İyileşme hızı; cilt yapısı, uygulama alanı ve kişisel faktörlere göre değişkenlik gösterebilir.


Fransız Askısı etkisi ne kadar sürer, kalıcılığı nedir?

Fransız Askısı uygulamasında kullanılan iplerin cilt altında uzun süre kalabilmesi nedeniyle etkinin yıllarca devam edebildiği belirtilir. Makalede kalıcılığın 5 ila 10 yıl arasında değişebileceği ifade edilmektedir. Ancak bu süre; yaş, mimik hareketlerinin sıklığı, yaşam tarzı, beslenme alışkanlıkları ve cilt kalitesi gibi faktörlere bağlı olarak kişiden kişiye farklılık gösterebilir. Zaman içinde iplerde ve dokularda değişiklikler olabileceğinden, işlemin uzun dönem etkisi ve korunması için işlem sonrası önerilere uyum önem taşır.


Fransız Askısı’nın yan etkileri veya riskleri nelerdir, işlem sonrası nelere dikkat edilmelidir?

Fransız Askısı sonrası bazı geçici yan etkiler görülebilir: ödem, morarma, cilt altında sertlik hissi ve noktasal kanamalar bunlar arasındadır; çoğu olguda kısa sürede kendiliğinden geriler. İşlem cerrahi olmasa da, iplerin tutunma sürecini olumsuz etkileyebilecek davranışlardan kaçınmak önemlidir. Özellikle ilk günlerde aşırı çene hareketlerini kısıtlamak, sert masaj uygulamamak ve bir süre yüzüstü yatmamak önerilir. Olağan dışı veya giderek artan şikâyetlerde tıbbi değerlendirme gerekebilir.

← Önceki