Ameliyatsız Cilt Germe

Ameliyatsız Gıdı Estetiği

08/07/2022 • Özel Esmerlife Polikliniği

Ameliyatsız Gıdı Eritme Nedir

Ameliyatsız Gıdı Estetiği

Ameliyatsız gıdı estetiği; medikal estetik uygulamalar içerisinde çene altı bölgesindeki cilt dokusu ve yağ birikimini hedef alan işlemler bütününü ifade eder. Bu kapsamda ameliyatsız gıdı tedavileri, ameliyatsız gıdı estetiğinde kullanılan teknikler ve uygulama yöntemleri hakkındaki başlıklara yazı içinde yer verilmektedir.

Günümüzde birçok kişide çene altı bölgesindeki yağ birikimi veya sarkma nedeniyle estetik açıdan rahatsızlık görülebilmektedir. Bu problemlerde en sık rastlanılan durum, double chin olarak adlandırılan “gıdı” sorunudur.

Çene altı bölgesinde gıdı sorununun oluşmasına neden olan en önemli faktörlerden biri yağ birikimidir. Bu yağ birikimi genetik yatkınlık, beslenme alışkanlıkları, yaşlanma ve bunların kombinasyonları sonucunda ortaya çıkabilmektedir. Bu tablonun gelişmesi ile birlikte çene altı bölgesinde istenmeyen bir doku oluşur ve gıdı olarak adlandırılan estetik bir problem ortaya çıkar.

Ameliyatsız Gıdı Estetiği

Gıdı estetiğinde cerrahi yöntemler arasında yaygın olarak kullanılan uygulamalardan biri liposuctiondır. Bu işlemde bölgedeki yağ dokusunun aspire edilmesi amaçlanır. Bunun dışında boyun germe ameliyatları da gıdı estetiğinde tercih edilen bir diğer cerrahi seçenektir. Ancak son yıllarda cerrahi operasyon içermeyen yöntemler de geliştirilmiş, bu sayede ameliyatsız gıdı estetiği kapsamında farklı uygulamalar kullanılmaya başlanmıştır.

Ameliyatsız gıdı tedavilerinde, gıdıya neden olan temel problemin çoğunlukla yağ birikimi olması nedeniyle söz konusu bölgedeki yağların azaltılması ve cilt dokusunun sıkılaştırılması hedeflenir. Böylece çene altındaki görünümün iyileştirilmesi amaçlanır ve gıdı görünümünün belirginliğinin azaltılması hedeflenir.

Gıdı ya da gerdan olarak adlandırılan çene altı yağ birikimi, çene altı deri sarkması ve yaşla birlikte ortaya çıkan deri gevşemesi estetik açıdan rahatsızlık verebilen durumlardır. Bu tür durumlarda, gıdı bölgesindeki mevcut durumun değerlendirilmesi ve ihtiyaca uygun yöntemlerin belirlenmesi önem taşır.

Ameliyatsız Gıdı Tedavileri Nelerdir?

Çene altında; aşırı kilo alıp verme, yaşlanma ve yer çekiminin etkisi ile yağlanma ve sarkma problemleri ortaya çıkabilmektedir. Bu sorunlar, yüz ovalinin görüntüsünü etkileyerek daha yaşlı ve estetik açıdan istenmeyen bir ifadenin oluşmasına neden olabilir. Gıdı, sağlık açısından doğrudan bir problem oluşturmasa da, görünümde yarattığı değişiklik nedeniyle estetik açıdan rahatsızlık verebilmektedir. Bu estetik sorun, ameliyatsız yeni teknolojilerle geliştirilen yöntemler sayesinde hafifletilmeye ve görünümün iyileştirilmesine yönelik olarak ele alınmaktadır.

Ameliyatsız Gıdı Estetiği Nasıl Yapılır?

Gıdı, çene altı bölgesindeki yağ birikimini ifade eder. Bu bölgede oluşan cilt sarkması, kırışıklıklar ve gevşeme ise yaşla ve yer çekiminin etkisiyle zaman içinde belirginleşir ve yalnızca derideki gevşeme, sarkma ve kırışıklığı tanımlar. Bu nedenle ameliyatsız gıdı estetiği planlanırken, söz konusu problemlerin detaylı bir şekilde analiz edilmesi ve buna göre yöntem seçilmesi hedeflenir.

Bu amaçla gıdı problemlerinde “gıdı eritme” uygulamaları ve ameliyatsız cilt germe yöntemleri kullanılmaktadır. Uygulama planı, kişideki yağ birikimi, cilt elastikiyeti ve doku yapısına göre belirlenir.

Ameliyatsız Gıdı Estetiğinde Kullanılan Teknikler

Ameliyatsız gıdı estetiği kapsamında kullanılan yöntemler; gıdı bölgesinde fazla yağ birikiminin olması, gıdı bölgesindeki bağ ve kas dokusunun sıkılığını kaybetmesi gibi etkenlere bağlı olarak değişebilir ve kullanılacak yönteme, bölgedeki sorunların türüne ve derecesine göre karar verilir. Bu nedenle aşağıda yer alan teknikler arasından hangi yöntemin uygun olduğunun belirlenebilmesi için tedavi öncesinde ön değerlendirme yapılması önemlidir:

• Fokuslu ultrason ile gıdı estetiği

• Mezoterapi ile gıdı estetiği

• İple cilt germe ile gıdı estetiği

• Altın iğne – iğneli radyofrekans ile gıdı estetiği

• Lazer lipoliz ile gıdı estetiği

Fokuslu Ultrason ile Gıdı Estetiği

Fokuslu ultrason teknolojisi, gıdı ve boyun bölgesindeki cilt sarkmaları ve deri gevşemelerinin toparlanmasına yönelik olarak kullanılan yöntemlerden biridir. Kas ve yağ dokusunun toparlanmasına destek olan ve ameliyatsız gıdı estetiği uygulamaları içinde yer alan fokuslu ultrason ya da HİFU ile gıdı toparlama yönteminde, gıdı ve boyun bölgesinde herhangi bir kesi yapılmadan kas dokusu ve fasya tabakasında kontrollü ısı artışı oluşturulur. Bu sayede fasyada büzülme, kas dokusunda ise yukarı yönlü bir toparlanma etkisi hedeflenir. Aynı zamanda cilt katmanlarında yenileyici ve kollajen sentezini destekleyici bir aktivite oluşması amaçlanır.

Cilt gençleştirme tedavileri içerisinde yer alan fokuslu (odaklı) ultrason yöntemi, gıdı ve boyun bölgesinde ağrı hissinin genellikle minimal düzeyde olduğu, görece kısa süreli seanslarla uygulanabilen bir işlemdir. Pratik bir uygulama olması nedeniyle tercih edilmektedir ve işlem sonrasında gıdı bölgesinde yenilenme ve sıkılaşma hedeflenir.

Mezoterapi ile Gıdı Estetiği

Gıdı bölgesinde kümelenmiş ve genişlemiş yağ hücrelerini, özel hazırlanmış mezoterapi kokteylleri ile hedef alma esasına dayanan bu yöntem, küçük iğneler aracılığıyla çene altındaki yağ dokusuna enjeksiyon şeklinde uygulanır. Genellikle haftada bir olacak şekilde 6 seanslık bir protokolle planlanabilen bu uygulamada amaç, gıdı bölgesinde hacimsel küçülme sağlarken aynı zamanda sıkılaşma etkisi oluşturmaktır. Böylece yüz gençleştirme etkisine katkıda bulunulması hedeflenir.

Özel hazırlanmış kokteyllerin, yaklaşık 10 dakika gibi kısa sayılabilecek bir sürede gıdı bölgesindeki cilt altına özel enjektörler yardımıyla verilmesi ile uygulanan mezoterapi ile ameliyatsız gıdı estetiği yöntemi, bu bölgedeki yağ kümelerine etki ederken, boyundaki çizgilenmeler ve kırışıklıkların görünümünde de iyileşme sağlamaya yardımcı olabilir.

İple Cilt Germe ile Gıdı Estetiği

Gıdı sarkmasının belirgin olduğu durumlarda tercih edilen iple cilt germe ya da toparlama yöntemi, gıdı bölgesinde lifting benzeri bir etki oluşturarak gıdı ve boyun bölgesinde daha sıkı bir cilt dokusunun ortaya çıkmasına destek olur. Bu tedavi yönteminde kullanılan ipler polidiaksanon ve polilaktik asit içeriklidir.

İple cilt germe ile ameliyatsız gıdı estetiği işleminde kullanılan ipler, cilt altında belirli bir süre kalarak daha sonra eriyen yapılardır. Ortalama olarak yaklaşık bir yıl kadar cilt altında kaldıkları, sonrasında ise zamanla eridikleri kabul edilir. Bu sürecin ardından, çevresinde oluşturduğu kollajen üretimi etkisi sayesinde 1,5 yıla kadar etki devam edebilmektedir.

Gıdı bölgesinde sarkan cildin toparlanması amacıyla cilt altına yerleştirilen bu iplerin etkileri, uygulama sonrasında kısa sürede fark edilebilir hale gelebilir. Ancak tam etkinin genellikle 1 ay sonrasında belirginleştiği kabul edilmektedir. Etkilerin görülmesiyle birlikte gıdı hattındaki bozulmaların görünümünde azalma ve yüz hattında daha dinamik bir ifadenin ortaya çıkması hedeflenir.

Altın İğne – İğneli Radyofrekans ile Gıdı Estetiği

Fraksiyonel radyofrekans tedavisi olan altın iğne uygulaması, cilt gençleştirme tedavilerinde etkinliği nedeniyle sıklıkla tercih edilen enerji temelli yöntemlerdendir. Mikro altın iğneler aracılığıyla enerjinin doğrudan dermis tabakasına, yani cilt altı dokularına iletilmesini sağlar. Bu yöntemle radyofrekans enerjisi kullanılarak cilt dokusunda kollajen ve elastin üretimi tetiklenmeye çalışılır. Bu etki mekanizması ile gıdı ve boyun bölgesindeki kırışıklıklar ve sarkmaların görünümünde azalma hedeflenir.

Seans şeklinde uygulanan altın iğne tedavisi genellikle 15 gün aralıklarla 3 seans olarak planlanır. Ancak tedavi süresi ve seans sıklığı, gıdı bölgesindeki deformasyonun derecesine ve kişisel ihtiyaca bağlı olarak değişiklik gösterebilmektedir. Cilt altında kontrollü mikro hasarlar oluşturan bu yöntem, gıdı ve boyun bölgesindeki çeşitli sorunların aynı anda ele alınmasına imkân tanır. Böylece gıdı bölgesinde sıkılaşma ve toparlanma etkisi sağlanması, sarkan gıdı görünümünün yukarı doğru desteklenmesi amaçlanır.

Lazer Lipoliz ile Gıdı Estetiği

Yağ alma ve cilt gençleştirme tedavilerinde kullanılan lazer lipoliz yöntemi, ameliyatsız gıdı estetiği uygulamaları arasında yer alan enerji temelli işlemlerden biridir. Gıdı bölgesinde ortaya çıkan yağ kümelerinin parçalanarak azaltılmasına ve cilt dokusunun gerilerek daha dinamik bir görünüm amaçlanmasına yönelik olarak kullanılır. Lazer lipoliz, kontrollü bir enerji ile çalışır ve bu enerji sayesinde hedef bölgede etkili olmayı amaçlar.

Medikal estetik uygulamalar içerisinde yer alan lazer lipoliz, gıdı bölgesindeki yağ birikiminin ve yağ kümelerinin parçalanarak vücuttan uzaklaştırılmasına yardımcı olur. Bununla birlikte lazer enerjisinin özellikleri sayesinde kollajen sentezinin de desteklenmesi, yeni bağ dokusu oluşumunun artması ve aynı zamanda gıdı bölgesinde sıkılaşma ve toparlanma etkisi oluşturulması hedeflenir.

Tüm bu medikal estetik uygulamalar, ameliyatsız gıdı estetiği yöntemleri içerisinde yer alan ve gıdı ile boyun bölgesindeki estetik sorunların görünümünü hafifletmeye, düzelmeye ve ilerleyişini yavaşlatmaya yönelik olarak kullanılan seçeneklerdir.

Gıdı eritme, gıdı sıkılaştırma ve cilt gençleştirme etkileri bulunan bu uygulamalardan önce, gıdı probleminin değerlendirilmesi ve uygun tedavi yönteminin belirlenmesi için ön muayene ve kişisel analiz yapılması önemlidir. Gıdı bölgesindeki fazla yağ birikimi, kas ve bağ dokusu gevşekliği gibi problemlerin yönetiminde ameliyatsız gıdı estetiği kapsamında farklı tekniklerden yararlanılabilmektedir. Her cerrahi veya girişimsel işlemde olduğu gibi, bu tür uygulamalarda da sonuçların kişiden kişiye değişebileceği unutulmamalıdır; işlem öncesinde hekimden detaylı görüş alınması önerilir.

Sık Sorulan Sorular

Ameliyatsız gıdı estetiği işlemleri acılı mıdır?

Ameliyatsız gıdı estetiğinde ağrı algısı; seçilen yönteme (fokuslu ultrason/HIFU, mezoterapi enjeksiyonları, iple cilt germe, iğneli radyofrekans, lazer lipoliz), uygulama derinliğine ve kişinin hassasiyetine göre değişebilir. Fokuslu ultrason için genellikle minimal düzeyde ağrıdan söz edilirken, iğne içeren işlemlerde batma ve yanma hissi görülebilir. Bazı uygulamalarda konforu artırmak için lokal anestezi veya topikal anestezikler kullanılabilir. İşlem sırasında belirgin ağrı, aşırı yanma veya beklenmedik şikâyetler olursa uygulayıcıya bildirilmelidir.


İşlem sonrası iyileşme süreci nasıldır, günlük yaşama ne zaman dönülür?

İyileşme süreci uygulamanın türüne göre farklılık gösterebilir. İğneli işlemler (mezoterapi, altın iğne) sonrası kısa süreli kızarıklık, hafif şişlik veya hassasiyet görülebilir; çoğu kişide günlük yaşama dönüş hızlıdır. İple cilt germe sonrası birkaç gün sürebilen ödem, hassasiyet ve nadiren morarma oluşabilir. Enerji temelli uygulamalarda (HIFU, lazer lipoliz) geçici gerginlik, hassasiyet veya hafif şişlik tariflenebilir. Kişisel cilt yapısı, kullanılan ilaçlar ve işlem kapsamı iyileşme hızını etkileyebileceğinden, işlem sonrası bakım talimatları uygulayıcı tarafından kişiye özel planlanmalıdır.


Ameliyatsız gıdı estetiğinin etkisi ne kadar sürer?

Etkilerin süresi; gıdının temel nedenine (yağ birikimi, cilt gevşemesi, bağ-kas dokusu desteği), seçilen tekniğe ve kişinin yaş, cilt elastikiyeti, kilo değişimleri gibi faktörlerine bağlı olarak değişebilir. Örneğin iple cilt germe uygulamalarında iplerin cilt altında ortalama yaklaşık bir yıl kaldığı, kollajen yanıtına bağlı etkinin 1,5 yıla kadar uzayabildiği ifade edilir. Seanslı uygulamalarda (mezoterapi, altın iğne gibi) protokol tamamlandıkça etkinin kademeli ortaya çıkması beklenebilir. Sonuçların kalıcılığı kişiden kişiye değişir ve zamanla bakım uygulamaları gerekebilir.


Ameliyatsız gıdı estetiğinde olası yan etkiler ve riskler nelerdir, kimler için uygun olmayabilir?

Bu işlemlerde en sık karşılaşılan durumlar; geçici kızarıklık, şişlik, hassasiyet, morarma ve uygulama bölgesinde kısa süreli gerginlik hissidir. Enjeksiyon veya ip uygulamalarında enfeksiyon, belirgin morarma, nodül/sertlik, asimetri veya istenmeyen doku reaksiyonları gibi daha nadir riskler de teorik olarak mümkündür. Enerji temelli cihazlarda uygunsuz parametrelerle uygulama yapılması ciltte irritasyon ve nadiren yanık riskini artırabilir. Hamilelik-emzirme dönemi, aktif enfeksiyon/iltihap, bazı bağ dokusu hastalıkları, kanama eğilimi veya kan sulandırıcı kullanımı gibi durumlarda uygunluk değişebilir; karar, tıbbi öykü ve muayene ile yetkin sağlık profesyoneli tarafından verilmelidir.

← Önceki